ANA SORUNLAR: Bulantı, Kusma, İştahsızlık ve Aşırı Mide Asidi

Bulantı, Kusma ve İştahsızlık Nedenleri

Sık Nedenler:

KBH’lı kedilerde bulantı, kusma ve iştahsızlığa yol açan çok sayıda neden mevcuttur. Bu nedenle kedinizin durumundan hangi faktörün sorumlu olduğuna karar vermek zordur. Aşağıda, sıklıkla bulantı, kusma ve iştahsızlığa neden olan durumlar sıralanmıştır. Kedinizde bu nedenlerden bir ya da birkaçı birlikte bulunabilir:

  • Yüksek fosfor düzeyleri
  • Kansızlık (anemi)
  • Susuzluk (dehidratasyon)
  • Metabolik asidoz
  • Sıvı birikimi ve kalp sorunları
  • Diş sorunları
  • Antibiyotikler
  • Hipertiroidi ilaçları
  • Kabızlık
  • Pankreatit

Veterinerinize bu nedenleri araştırmasını, varsa tedavi etmesini söyleyin. Tedavi sadece bulantı ve iştahsızlığı gidermekle kalmaz, bazı durumlarda KBH’nın seyrini de yavaşlatabilir.

Yukarıdaki nedenleri dışlasanız bile kedinizin bulantı ve iştahsızlığı olabilir. Aşağıdaki Belirtiler listesinee bakarak size aşina gelen belirtiler olup olmadığına bakınız. Kan üre azotu (BUN) kendi başına toksin olmamakla birlikte, ölçülmesi daha zor olan diğer toksinlerin de vücutta biriktiğinin bir göstergesidir. Bu nedenle, kedinizin BUN değeri arttıkça toksin yükü de artar ve kendini hasta hisseder, kusar.

KBH olan kedilerin mide asidi normalden fazla olabilir. Midede ülserler gelişebilir ve mide-barsak kanaması olabilir. Aşırı asit, bulantı yapar.

Nedeni ne olursa olsun, aşağıdaki belirtileri gösteren bir KBH’lı kedinin yardıma gereksinimi vardır. Genellikle bu kedilerin kreatinin değerleri 3,0 mg/dL’nin üzerindedir. Kreatinin değerleri daha düşük iken de biriken toksinler nedeniyle bu belirtiler olabilir, ama bu durumda veterinerinizden pankreatiti ekarte etmesini isteyiniz.

Belirtiler:

İştahsızlık:

KBH’lı kedilerde iştahsızlık insanlarda olduğu gibi, çok yaygındır. Nedeni toksinlerin tat ve koklama duyusunu bozması olabilir. İştahsızlığın diğer nedenleri arasında susuzluk (dehidratasyon), yüksek fosfor düzeyleri, kansızlık (anemi), sıvı birikimi ve kalp sorunları, ‘’crash’’, metabolik asidoz, ağız ülserleri, antibiyotikler, kabızlık veya hipertiroidi ilaçları sayılabilir. Diş sorunları ve ağrı da iştahsızlık yapar.

Yemeyen kedilerde ‘’hepatik lipidosis’’ adı verilen hayatı tehdit eden bir durum gelişebilir. Bu nedenle iştahsızlığın nedenini bulmak ve en kısa sürede gidermek son derece önemlidir.

Bulantı:

Bulantıyı tanımak zordur, sıklıkla iştahsızlık olarak kendini belli eder. Bulantısı olan her kedinin kusmasını beklemeyin, bazılarında kusma olmaz.

Yüksek fosfor düzeyleri, susuzluk (dehidratasyon) veya kansızlık (anemi) de bulantı yapabilir.

Kusma:

KBH’lı kediler sıklıkla kusar. Kusma tek başına olabileceği gibi, bu bölümdeki diğer belirtilere eşlik de edebilir. Tedavi edilmezse üremik veya aşırı mide asidi olan kediler düzenli olarak kusar. Kusan kedi susuz kalmaya adaydır.

Bazen kusmukta kan görülebilir. Bu durumda ağız ülserleri veya mide-barsak kanalından kanama akla gelmelidir. Karaciğer hastalıklarında da kusmukta kan olabilir. Böyle bir durumda hemen veterinerinize baş vurmalısınız.

Kusma ile ‘’regürjitasyon’’ birbirinden farklıdır. Regürjitasyon aniden olur ve fazla bir çaba gerektirmez. Mama henüz mideye ulaşmadan yemek borusundan çıkarılır, bozulmamıştır, sosis şeklindedir; nedeni çok hızlı yeme veya kıl yumaklarıdır. Buna karşılık, kusma mide içeriğinin çıkarılmasıdır. Çok sayıda karın krampları olur ve kedi kusar.

Yedikten hemen sonra kusan kedide mide hareketlerinde bir sorun buna neden olabilir. Ranitidin adlı mide ilacı buna etkili olabilir.

Bazen kusmanın nedeni kabızlıktır. Kedi kumunu kullanmadan hemen önce, o sırada ya da hemen sonrasında kusar.

Kedinize deri altı sıvı veriyorsanız ve sıvı verilmesinden hemen sonra düzenli olarak kusuyorsa sıvının bileşimi neden olabilir, veterinerinize bunu iletiniz.

Beyaz Köpük Kusma:

Mide asidindeki fazlalığın klasik belirtisi berrak veya beyaz köpük şeklinde kusmadır. KBH gelişen kedilerin sahiplerinin sıklıkla dikkatini ilk çeken de budur.

Suyu Kusma:

Bazen KBH’lı kedi bir seferde çok su içer ve ardından hemen bu suyu kusarak çıkarır. Bu, aşırı mide asidinin bir belirtisi olabilir. Mide asidindeki fazlalık, seyreltme için kedinizi su içmeye zorlar.

Dudak Yalama:

Bulantı ve aşırı mide asidinin belirtisi olabilir. Daha seyrek olarak kansızlıkta (anemi) rastlanır.

Diş Gıcırdatma:

Aşırı mide asidi, diş sorunları ve susuzluk (dehidratasyon) en sık nedenlerdir. Nadiren sekonder hiperparatiroidide görülür.

BURADA diş gıcırdatan bir kedi videosunu izleyebilirsiniz.

Seste Boğuklaşma ve Kabalaşma:

Sıklıkla aşırı mide asidinin mideden yukarıya çıkması sonucu gelişir. Bazen düşük potasyum düzeyleri ve hipertiroidide görülür. Öksürükle birlikte ise akla vücutta sıvı birikimi ve kalp sorunları gelmelidir.

Salya Akması:

Nedeni aşırı mide asidi olabilir. Diş sorunlar veya ağız ülserleri de salya akmasına yol açabilir.

Ot Yeme:

Kediler kusmalarını sağlamak için sıklıkla ot yer. Bunu da genellikle bir tüy yumağını çıkarmak için yapar. KBH’lı kedilerin çoğu zaman bulantısı vardır. Kendinizi düşünün: Bulantınız olduğunda kusunca biraz rahatlarsınız. Böcek ilaçları bulaşmış olmadıkça KBH’lı kedinize ot yedirebilirsiniz.

Esneme ve Uluma:

Genelde aşırı mide asidine bağlıdır. Ulumanın başka nedenleri de olabilir.

Su Kabının Önünde Kamburunu Çıkarma:

Bulantı ve aşırı mide asidinin ya da susuzluğun bir belirtisi olabilir.

Suyla Oynama:

Bazı kediler küçüklüklerinden itibaren su kabındaki suyla oynamayı severler. Ama bazen KBH gelişen kediler su kaplarındaki suyla oynamaya, patilerini sokmaya başlar. Duştan veya tuvaletten su içme, musluktan akan sudan su içmeyi isteme gibi daha önceden olmayan bazı davranışlar geliştirirler. Benim kedim Taffy, ‘’crash’’ olmadan bir kaç ay önce bardağımdan su içmeye başlamıştı.

Suyla oynamanın diğer nedenleri arasında susuzluk (dehidratasyon) veya diyabet sayılabilir.

Mamayı Koklama veya Yalama, Sonra Uzaklaşma:

Bu davranış, aşırı mide asidinin tipik bir belirtisidir. Bazen ağız ülserleri nedeniyle olur.

Patisini Ağzına Götürme:

En sık nedeni diş sorunlarıdır. Bazen aşırı mide asidinde görülür.

Çok Su İçme (Polidipsi):

KBH’lı kedilerin idrarları seyreltik olduğu için toksinleri daha fazla suyla atabilirler, bu da su kaybına neden olur ve çok su içerler. Bazen de aşırı mide asidini seyreltmek için su miktarını arttırırlar. Elbette, çok su içmeye başlayan bir kedide akla diyabet gelmelidir.

Yaş Mamanın Sadece Suyunu Yalama:

Kedi yaş mamanın sadece suyunu yalayıp katı kısmını yemeyebilir. Bu yeni bir davranış ise aşırı mide asidine işaret edebilir. Bazı sağlıklı kediler ezilmiş ve püre haline getirilmiş mamayı tercih eder. Bir diğer neden diş sorunlarıdır.

Kamburunu Çıkararak Oturma:

Mide sorunları nedeniyle kediler kamburunu çıkararak rahatsız bir pozisyonda oturmayı tercih edebilir. En kötü senaryoda kamburu çıkararak oturma, diğer belirtileriyle birlikteyse ‘’crash’’i düşündürebilir.

Kedinizde yukarıdaki belirtilerden herhangi biri varsa her zaman buna neden olan toksini saptama ve vücuttan uzaklaştırma mümkün olmamakla birlikte, veterinerinizin de onayıyla tedavi edildiğinde kedinizin genel durumunun daha iyiye gittiğini ve yaşam kalitesinin arttığını gözlemlemeniz mümkündür. Elbette, en iyi tedavi, bulantı, kusma ve iştahsızlığa yol açan nedenin belirlenip ortadan kaldırılmasıdır. Örneğin iştahsızlığı kansızlığa bağlı olan bazı kediler bu sayfadaki bütün önerileri yapsanız bile, kansızlık (anemi) düzeltilmeden eski iştahlarına kavuşamaz.

Tedavi:

İştahsızlık, bulantı ve kusma için doğrudan ilaç tedavisi başlanabilir ya da aşamalı bir yaklaşım benimsenebilir. Aşağıdaki tedavi yaklaşımlarını veterinerinizle görüşünüz (Tablo 1)

Tablo 1. Bulantı, Kusma ve İştahsızlık Tedavisinde Aşamalı Yaklaşım

1. Aşama (Basit doğal tedaviler) o   Mama kabını yükseltmek
o   Yatmadan önce beslemek
o   Kaygan karaağaç kabuğu (slippery elm bark)
2. Aşama (Asit blokerler) o   Famotidin
o   Ranitidin
o   Omeprazol
3. Aşama (Diğer tedaviler) o   Ondansetron (Zofran®)
o   Maropitant (Cerenia®)
o   Metoklopramid (Metpamid®)

Bunların uygulaması hem kolay, hem ucuz, hem de bazı kedilerde son derece etkilidir. Kaygan karaağaç kabuğu vermeyi planlıyorsanız veterinerinize MUTLAKA danışın; diğerlerini kendi inisiyatifinizle yapabilirsiniz.

Birinci Aşama: Doğal Tedaviler:

Kedinizin Mama Kabını Yükseltmek:

Normalde bir kedi yerken ağzı midesinden daha aşağıda durur, fakat KBH’lı kedilerde bu pozisyon mide asidinin yemek borusuna kaçmasını tetikler. Kedinin mama ve su kaplarının yüksekliğini ayarlarsanız bu sorunu çözmeye yardımcı olabilirsiniz. Genellikle mama ve su kaplarını ters çevrilmiş saksıların üzerine koyarak istenilen yüksekliği sağlarsınız. Bazı pet mağazalarında yüksek kaplar bulabilirsiniz. Kedinizin boyuna göre yüksekliği ayarlayınız.

Yatmadan Önce Beslemek:

Kedinizin mide yakınmaları geceleri daha fazla olup sabah ilk iş kusuyor olabilir. Bunun nedeni, gece uzun bir süre aç kalınca mide asidinin boş midedeki zararlı etkisidir. Bu nedenle kedinizin gece de yemesini sağlayacak düzeneği kurunuz.

Kaygan Karaağaç Kabuğu:

Bulantı, kusma ve iştahsızlığı kontrol etmek için doğal yollara baş vurmak istiyorsanız kaygan karaağaç kabuğu en iyi seçenektir. Sindirim kanalını yatıştırır, hem kabızlık hem de ishale iyi gelir. Ancak MUTLAKA veterineriniz ile görüşün.

İkinci Aşama: Asit Blokerler:

Birinci aşamadaki önlemler birkaç gün içinde işe yaramadıysa asit salgısını kontrol eden bir ilaç başlanabilir. Bu ilaçları doğal yöntemlerle birlikte kullanabilirsiniz.

Bu grup ilaçlar 2 ana gruba ayrılır:

  • H2-reseptör blokerleri: Ranitidin, famotidin, simetidin
  • Proton pompa inhibitörleri: Omeprazol

Veterineriniz ile bu seçenekleri konuşun. Bir çoğunun veteriner formu bulunmadığı için doz ayarlaması güç olabilir, örneğin tableti keserek istenilen dozu elde ettiğinizde bile tadı acı olduğundan kediniz almayı reddedebilir. Ranitidin ve famotidin’in Türkiye’de insan için piyasada olan formlarının miktarı çok yüksektir ve pratikte kedinizin kilosuna göre ayarlamanız mümkün değildir. Buna karşın omeprol, kapsül içinde pellet (küçük boncuklar) formundadır. Bir omeprol kapsülünden çıkan boncukları sayıp kedinizin kilosuna göre gereken boncuk sayısını ayarlayabilirsiniz. Bu konudan daha sonra söz edilecektir.

Asit blokerleri ile tedavide size düşen en önemli görev, kedinizin ilacı düzenli ve önerildiği şekilde almasını sağlamaktır. Düzensiz verirseniz midenin asit salgısı ‘’rebound’’ olarak artar ve kediniz eskisinden kötü olabilir. VETERİNERİNİZ İLE GÖRÜŞMEDEN ANİDEN TEDAVİYİ SONLANDIRMAYINIZ VE BİR KEZ VERMEYE BAŞLADIĞINIZDA LÜTFEN DÜZENLİ BİR ŞEKİLDE UYGULAYINIZ.

H2-Reseptör Blokerleri:

Bu grupta raniditin, famotidin ve simetidin etken maddesini içeren ilaçlar bulunur. Etkili olduklarına ilişkin yeterli bilimsel çalışma kanıtı olmamasına karşın deneyimleri çok olumlu olan kedi sahipleri vardır. Bu ilaçları eczanelerden reçetesiz almanız mümkündür, ancak vermeden önce MUTLAKA VETERİNERİNİZE DANIŞINIZ. Bu ilaçlar böbrekler yoluyla atıldığından dolayı ileri KBH’nda doz ayarlaması gerekebilir.

Famotidin:

Ağızdan alınan tablet ve enjeksiyonla verilen ampul ve flakon formları mevcuttur. Aşağıdaki tabloda famotidin’in tedavi dozu yer almaktadır (Tablo 2). Türkiye’de en küçük tablet formu 20 mg olduğu için bir tabletin 10 parçaya bölünmesindeki zorluk dikkate alındığında kullanımı pratik değildir, bu yöntemi önermiyorum. Yurtdışında 10 mg’lık formları vardır ve rahatlıkla bölünebilir. Kedinizi famotidin ile tedavi ediyorsanız ve günde tek doz veriyorsanız bu dozun gece olmasında yarar vardır.

Bir diğer önemli sorun, tablet formunun acı olmasıdır. Kedinize verdiğinizde aşırı bir tepki ve ağız köpürmesi olabilir. Diğer ilaçlar için de bu durum söz konusudur. Bu ve buna benzer ilaçları verirken boş sert jelatin kapsüllere yerleştirmeniz önerilir. Boş jelatin kapsüller farlı boyutlardadır, genelde insanların kullandığı kapsüller kediler için büyük gelir. Kediniz için 3 veya daha iyisi 4 numara kapsül uygundur. Yurtdışında rahatlıkla 1000’lık paketler halinde bu kapsülleri alırken ne yazık ki ülkemizde bu küçük boyuttaki kapsülleri bulamadım. Amerikan ve Avrupa siteleri Türkiye’ye bunları yollamıyorlar. İlaç endüstrisinde çalışan bir arkadaşım yoluyla bir paket elde ettim, bir de uzun aramalar sonucu Çin’den getirtebildim. Boş jelatin kapsüllerin bir başka iyi tarafı, birden fazla ilacı içine koyup bir seferde verebilmeniz. Jelatin kapsül kullanacaksanız aklınızda bulunsun, kapsülün dışını yağlayın, kayganlaşsın. Aksi takdirde kedinizin ağzına, prütüklü diline yapışır ve yutamaz.

Temin edebilirseniz (piyasada olmayabilir) famotidin’in 20 mg’lık injeksiyonluk formunu her gün deri altı sıvıya katarak verebilirsiniz. Ancak mutlaka veterinerinize danışın. Bu ilaçlar insanlar için yapılmıştır, bazen ilacın içindeki ek maddeler kediniz için zararlı olabilir.

Tablo 2. Famotidin dozu

Başlama dozu 2,5 mg gün aşırı
Ara doz (başlama dozu işe yaramazsa) 2,5 mg günde bir kez
En yüksek doz 2,5 mg günde 2 kez

Famotidin Yan Etkileri:

  • Famotidinin insandaki en sık görülen yan etkileri kabızlık veya ishaldir. İnsanda anemi yapabildiğine ilişkin yayınlar vardır. Yine insanda, besinlerden B12 vitamininin emilimini azaltabilir. B12 vitamini eklenmesi gerekebilir.
  • Kreatinin değerleri 5,0 mg/dl’nin üzerinde olan bazı kedilerde famotidin ile kusma ve iştahsızlık artabilir. Bu, doz fazlalığına bağlı olabilir. Famotidin tedavisine başladıktan sonra 2 gün içinde kedinizin kusma ve iştahsızlığında bir düzelme hali görmezseniz veterinerinize baş vurunuz.
  • Famotidin ile kedinizin var olan kalp ritim sorunları artabilir.
  • Fosfor bağlayıcı olarak kalsiyum karbonat içeren bir ilaç (örneğin ipakitin) kullanan kedilerde famotidin ile kalsiyum karbonatın fosforu bağlama kapasitesi azalabilir.
  • Sefalosporin grubundaki antibiyotiklerle etkileşerek bu antibiyotiklerin emilimini azaltabilir.

Ranitidin:

Ağızdan alınan tablet ve enjeksiyonluk ampul formları vardır. Tablet formunun en küçük dozajı 150 mg olduğundan kediniz gerekli ilaç miktarını ayarlamanız çok zordur, bu nedenle önermiyorum. Enjeksiyonluk olarak ml’sinde 25 mg ilaç içeren formları vardır, deri altı yoldan verilebilir.

Ranitidin kullanımıyla ilgili bir diğer sorun, günde 2 kez verilme gerekliliğidir. Tedavi dozu 0,5-2 mg/kg günde 2 kez şeklindedir. Yani 4,5 kg’lık kedinize günde 2 kez 2,5-10 mg ranitidin vermelisiniz.

Bazı kedi sahipleri, famotidinde olduğu gibi, zamanla ranitidinin etkinliğinin azaldığını gözlemlemişlerdir. Böyle bir durum söz konusu ise veterinerinize danışın, gerekirse doz arttırımı veya ilaç değişikliğine gidebilir.

Ranitidin yan Etkileri:

  • Bazı kedilerde kusma ve ishal bildirilmiştir.
  • Famotidinde olduğu gibi, kalsiyum karbonat içeren fosfor bağlayıcı ilaçların (örneğin İpakitin) etkinliği azalabilir.
  • Sefalosporin grubu antibiyotiklerin emilimi azalabilir.
  • Besinlerden B12 vitamini emilimi azalabilir.

Proton Pompa İnhibitörleri:

Bu grupta yer alan birçok insan ilacı olmakla birlikte, hayvan verisi bulunan omeprazol ele alınmıştır.

Omeprazol:

Klinik araştırmalarda kedilerde famotidinden daha etkili ve toleransının iyi olduğu gösterilmiştir. Doz ayarlama yönünden büyük bir üstünlüğü vardır. Bazı preparatlarda (örneğin omeprol®) ilaç kapsül içinde küçük boncuklar şeklinde bulunur. Veterineriniz kapsül formunun kullanılmasını onaylarsa kapsüllerden birini açın ve içindeki küçük boncukları sayın. Boncuk sayısı firmadan firmaya değişebilir. Seçtiğiniz preparatta bir kapsülde kaç boncuk olduğunu öğrendikten sonra kediniz için gereken dozun kaç boncuk ettiğini kolayca hesaplayabilirsiniz. Örneğin, 20 mg.lık kapsülde 100 boncuk varsa ve kedinize 2,5 mg. vermek istiyorsanız, kedinize günde 12-13 boncuk yeterli olacaktır.

Tedavi dozu hayvanlarda günde bir kez kg başına 0,5-1,0 mg’dır. Yani 4,5 kg bir kedi günde 2,5-5,0 mg omeprazol almalıdır.

Omeprazol karaciğer ve böbreklerden atılır ve KBH kedilerde doz düzenlemesi gerekebilir. Kedinizin KBH ileri evrede ise veterinerinizle görüşünüz.

Omeprazol, famotidin ve ranitidinden farlı olarak, tatsızdır, bu nedenle kedinin mamasına karıştırılabilir. Bu yolu seçtiğinizde kedinin mamasını 15 dakika içinde yiyeceğinden emin olunuz. İnsanlarda dozun yemeklerden 1 saat önce alınması önerilmektedir.

Bazı kediler omeprazole bir günde yanıt verir, bazıları bir haftada. Beklenen yanıtı elde edemezseniz veterinerinize diğer tedavi seçeneklerini sorun. Veterineriniz onaylarsa omeprazolle birlikte ranitidin veya famotidin kullanabilirsiniz.

Omeprazol Yan Etkileri:

  • Bulantı, kusma ve ishal yapabilir.
  • Nadiren akyuvar sayısını düşürebilir.
  • Uzun süreli kullanımda magnezyum eksikliği gelişebilir.
  • Besinlerden B12 vitamini emilimini azaltabilir.
  • Diazepamın etkisini güçlendirebilir.

Omeprazol kesildiğinde ‘’rebound’’ etkiyle tedavi öncesinden daha fazla asit salgılanması olabilir. Bu, birkaç hafta devam edebilir.

Üçüncü Aşama: Diğer Tedaviler:

Birinci ve ikinci aşama tedavileri yetersiz kaldığında bu ilaçlar kullanılabilir. Bunlar genellikle bulantı ve iştahsızlığa yöneliktir.

Ondansetron (Zofran®)

Bu ilaç daha sık olarak pankreatitli veya kanserli kedilerin kusmasını kontrol etmek için kullanılmaktadır, ama son yıllarda giderek artan oranda KBH’lı kedilerin tedavisinde yer almaya başlamıştır.

Ondansetronun tablet ve enjeksiyon formu vardır. Ayrıca dil üstünde eriyen tabletleri de piyasadadır. Tedavi dozu genellikle günde 1 mg’dır. Dozu 0,5 mg/kg günde 2 kez (4,5 kg.lık bir kedi için günde 2 kez 2,25 mg)kadar arttırmak mümkündür, ama optimal doz henüz belirlenmemiştir. İlacın en önemli sorunu pahalı olmasıdır. Ayrıca piyasada 4 mg.lık tablet formu pek bulunmamaktadır. Dil üstünde eriyen tabletlerin kedilerde kullanımı ile ilgili bir veri bulamadım, deneyimim de yok; bu nedenle yutulan tabletleri tercih etmenizi öneririm.

Ondansetron Yan Etkileri:

  • Kabızlık, düşük kan basıncı ve uyku hali gelişebilir.
  • Kalpte aritmilere neden olabilir.
  • Özellikle mirtazapin (KBH’lı kedilerde iştah açıcı olarak kullanılabilen bir ilaç) gibi bazı ilaçlarla birlikte kullanıldığında ‘’serotonin sendromu’’na neden olabilir.

 Maropitant (Cerenia®):

Kedi ve köpeklerde bulantı kusmanın tedavisi içi geliştirilmiştir. Enjeksiyonla ve ağızdan uygulanan hap formu vardır. Günde bir kez verilir. 1,0 mg/kg dozunda uygulanır. Deri altına verilen formu çok yakıcıdır, buzdolabında tutulursa bu etki biraz azalabilir.

Maropitantın Yan Etkileri:

  • Kusma, halsizlik, ishal, iştahsızlık, seyirme ve salya akması olabilir.
  • Mide-barsak kanalında tıkanıklık varsa kullanılmamalıdır.
  • Kalp ve karaciğer sorunları varsa dikkatli kullanılmalıdır.

Metoklopramid (Metpamid®, Reglan®)

Piyasada çok sayıda eşdeğeri bulunan bu ilaç 10 mg.lık tablet ve ampul şeklindedir. Yemeklerden 20-30 dakika önce verilmelidir. Tedavi dozu 0,2-0,5 mg/kg 6 – 8 saatte bir olup 4,5 kg.lık bir kedi her seferinde 1-2 mg alabilir. Tablet ile bu dozajın sağlanması güçtür. Böbrek hastalığında doz azaltılması gerekebilir. Tedavi süresinin 5 günü geçmemesi önerilir.

Metoklopramidin Yan Etkileri:

  • Kabızlık
  • Hiperaktivite ve ajitasyon
  • Uyku hali
  • Seyirme
  • Epilepsi eşiğini düşürür, epilepsili kedilerde kesinlikle kullanılmamalıdır.

Daha güvenli ve etkili ilaçlar elimizde olduğu için metoklopramidin kullanımı giderek azalmıştır.

Mide yakınmaları için kedinize bizmut subsalisilat içeren ilaçlar (Pepto-bismol, Denol, Bizmopen) KESİNLİKLE VERMEYİNİZ. Kediler salisilik asiti metabolize edemez ve çok küçük dozda bile ölümle sonuçlanabilir.